Dijital Dönüşüm Herkesi Etkileyecek!

Dijital bir dünyaya doğru her geçen gün hızlı adımlarla giderken, pek çok marka bundan olumlu ya da olumsuz etkilenmekte. Bu geçiş sürecinin etkilerini en aza indirmek ve konunun daha net anlaşılması için dijital pazarlama veya dijital iletişim ile uğraşanlarda farklı çalışmalara imza atmakta.

Antalya’nın en iyi ajanslarından biri olan Pozitif Fikirler Creative‘de, partnerlerini ve sektördeki ilgili kişileri, gerçekleştirdiği etkinlikler ile dijital dünyada kendilerini daha güvende hissetmelerine yardımcı olmaya çalışıyor. Bu çalışmalara bir yenisini daha ekleyerek, dijital dünyanın içindeki kişiler ile röportajlar serisine başladılar. Bu serinin ilki ise bana kısmet oldu. Kendilerine çok teşekkür ediyorum.

Klasik ve yeni nesil iletişim trendlerini karşılaştırmak gerekirse, dijital dönüşümün sunduğu en büyük avantajlar nelerdir?

Ölçümleme Her Şey
En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim: Dijital dönüşüm sayesinde her şeyi ölüçümleyebiliyor ve anında müdahele edebiliyoruz. Bu sayede insanların hangi cümlelere, görsellere ve hatta kelimelere tepki verdiğini anlık takip edebiliyoruz. Bu da bize çok büyük bir fırsat sağlıyor. Neden yararlanmayayım ki?

Klasik reklam, dijital reklama karşı
Daha net olması için bir örnekle açıklayayım. Bir ürününüzün tanıtımı için reklam vermeyi planlıyorsunuz, bunun için de gazeteye ilan vereceksiniz diyelim. Tüm hazırlıklarınızı yaptınız ve Pazar günü gazetede ilanınız yayınlanmaya başlıyor. Bir gün boyunca binlerce hatta milyonlarca kişi sizin ilanınızı görüyor. Hangi saat diliminde ilanınızın okunduğunu, ilanlarınızı görüntüleyenlerin sayısını ve bayinizi ziyaret eden kişi sayısını öğrenebilseydiniz nasıl olurdu?

İşte bu soruların ve daha fazlasının cevabını dijital dünya bize sağlayabiliyor. Daha net anlamak için yukarıdaki örneği dijital kanallar için gerçekleştirelim. Reklamımızı bu sefer sadece sosyal medya kanalları üzerinden verelim. Yine tüm hazırlıklarımızı yapıyoruz ve Pazar günü Facebook, Twitter ve Instagram reklamlarımızı yayınlıyoruz. Bir süre sonra hangi saatte, kimlerin reklamımızı gördüğü ve reklamda yer alan linke tıkladığı bilgisi akmaya başlıyor. Ardından biz de sonuçlara bakarak, reklamdan istediğimiz verimi alamadığımız taktirde yeni bir reklam hazırlayarak hemen yayına alabiliriz. Bu sayede ise başarısızlığın önüne geçmiş oluruz. Sizce de kulağa hoş gelmiyor mu?

Reklam bütçenizi en iyi şekilde kullanarak, hedef kitlenize ulaşıp mesajınızı iletebiliyorsunuz ve bunun sonucunu net bir şekilde ölçümleyebiliyorsunuz.

İnternet ile doğanlar
Unutmamamız gereken diğer bir konu ise; internet 1996 yılında evlerimize girmeyi başladı ve o yıl doğanlar bugün 20 yaşında. Bu da demek oluyor ki, bu hedef kitleyle iletişim kurmak istiyorsak, dijital dünyada yerimizi almak zorundayız. Kısacasın yaya kalmamak için dijital dönüşüme ayak uydurmalıyız 🙂

Sizce Markalaşma’da dijitalleşmenin ve dijital pazarlamanın yeri, önemi nedir?

Sorunun cevabı “markanın tanımında” diyebilirim. Kısaca markayı insanda bıraktığı iz olarak tanımlayabiliriz. Bu perspektiften baktığımızda dijital iz düşümü olmayan bir marka, ölü veya ölmek üzere diyebilirim. Çünkü bir markayı ilk duyduğunuzda onun hakkında daha fazla bilgiye nereden ulaşabilirsiniz?

Bildiklerimizi ters yüz eden markalar
Konuyu örnekle açıklamadan önce dijital dünyanın ne kadar önemli olduğunu gösteren aklıma gelen iki marka var. Bunlar; E-bebek ve Markafoni. Bu iki marka çok çok önemli çünkü önce dijital dünyada var oldular ve ardından mağaza açmaya başladılar. Uzunca bir süre bunun tam tersi bir süreç mevcuttu!

Markalaşmada dijital pazarlamanın önemi
Müsaadenizle bu sorunun cevabını da bir örnek ile anlatmak istiyorum. Yeni açılan bir hastanenin pazarlamasından sorumlusunuz ve hep klasik kanallar ile iş yapan birisiniz diyelim. Hastane yeni açıldığından marka bilinirliğini arttırmak için bir kampanya düzenleyeceksiniz. Bunun için de harika bir çalışma yaptırdınız. Kampanyanız için de gazete, billboard ve broşür ile reklam vermeyi planlıyorsunuz. Reklamlarınız yayınlanmaya başladı. O an hasta olmayanlar ve farklı hastaneleri tercih eden insanlar sizin reklamınızı görmeye başladı. Hastaneniz hakkında daha fazla bilgi öğrenmek isteyenler ya sizi arayacaklar ya da internet sitenizi ziyaret edeceklerdir. Eğer insanlar internet sitenize kolay ulaşamaz veya aradıkları bilgileri internet sitenizde bulamazlarsa markanız hakkında olumsuz bir deneyim yaşayacaklar ve büyük olasılıkla sizi tercih etmeyeceklerdir. Bütçe konusuna hiç girmiyorum bile!

Dünyanın en değerli markalarına göz atalım
Sonuç olarak, maliyet ve kullanım açısından  dijital dünya, iletişim ve pazarlama konusunda önemli bir mecra haline geldi. Bundan dolayı marka iletişimi veya pazarlaması 360 derece yapılmalı. Unutmayalım ki, Forbes dergisinin 2016’daki en değerli marka listesinde Google ikinci, Facebook beşinci ve Amazon on ikinci sırada! Listede Coca-Cola dördüncü, Toyota altıncı ve BMW ondördüncü sırada yer almaktadır.  Daha fazlasını görmek isteyenlerin Forbes’in “The World’s Most Valuable Brands” listesini incelemelerini tavsiye ediyorum.

Yeni düzende, iletişim ve pazarlama karması planlanırken öncelikler nasıl belirlenmeli, neler olmalı?

Dijital dünya ile beraber iletişim monologtan diyaloga doğru evrildi. İnsanlar markalarla direk iletişime geçebiliyorlar. Geleneksel pazarlama karması olan ürün, fiyat, tutundurma ve dağıtım faaliyetlerine, Efthymios Constantinides ekleme yaptı. 2002 yılında yayınladığı makalesinde, dijital pazarlama karmasını 4s modeli ile açıklamaya çalıştı ki, bunlar; Kapsam, Site, Birliktelik, Sistem.

Her şey hedef kitle için
Sorunuzun cevabına gelecek olursak; her şey hedef kitleyi tanımaktan geçiyor. Çünkü her yaptığınız veya yapacağınız aktiviteler onlar için! Örneğin, markanızın internet sitesini sizin beğenmeniz önemli değil! Önemli olan hedef  kitlenizin beğenmesi.

Tabii buna iletişim açısından bakacak olursak, eğer hedef kitlemiz öğrenciler ise, ona göre bir ses tonu ile konuşmamız veya kelimeler seçmemiz gerekir.

Hedef kitleyi çok iyi tanımalıyız
Sonuç olarak, iletişime geçeceğiniz hedef kitleyi çok çok iyi analiz etmelisiniz. Dijital dünyada ne yaparlar? Hangi kanalda, ne kadar zaman geçirirler? gibi soruların cevapları ile çalışmaya başlamalısınız. Arkasından rakibiniz dijital pazarlamada neler yapıyor onu çok iyi analiz etmelisiniz. Dijital dönüşüm için arkayı sağlama almak lazım 🙂 sonra sudan çıkmış balığa dönebiliriz.

Bu konuyla yeni ilgilenenlere fikir vermesi açısından dijital dönüşüm rakamsal olarak açıklayabilir misiniz? 

We are social’ın açıkladığı rapora baktığımızda 2016 yılı itibariyle dünyada 7.395 milyar insan var. Bunların 3.419 milyarı internet kullanıcısı olup, aktif olanların sayısı 2.307 milyar.

Dijital Dönüşüm tamamlanmak üzere!
Aynı raporda ülke olarak durumumuz ise, 79.14 milyon kişiden 46.28 milyonu aktif internet kullanıcısı. Sosyal Medya’da aktif olanların sayısı 42 milyon. Yaklaşık 16 milyon kişi akıllı cep telefonu kullanıyor. Peki Türkler en çok hangi mecrada zaman geçiriyor diye soracak olursanız, bunun cevabı yine aynı raporda mevcut. Günde 4 saat 14 dakikamızı internette geçirirken, sadece 2 saat 18 dakikamızı tv’ye ayırıyoruz.  Sosyal medya’da ise 2 saat 32 dakika zaman geçiriyoruz! Bu veriler aslında pek çok şeyi açıklıyor.

Global Web Index kapsamında Türkiye’de yapılan araştırmada her 4 internet kullanıcısından 1’inin 18-24 yaş aralığında olduğunu ve ünivesite öğrencilerinin %80’inden fazlasının eğlence amaçlı sosyal ağlarda bulunduğu tespit edilmiş.

Araştırma kapsamında  öğrencilerin markalardan öncelikle yenilik, ardından da eğlenceli içerik bekliyor olması diğer önemli bir tespit diyebilirim.

İnternette pek çok önemli araştırma mevcut ve hepsinde dijital pazarlamanın yükselişini görebiliyorsunuz. Kısacası dijital dönüşüm kaçınılmaz, dolayısıyla bir an önce önlemlerimizi almalıyız. Aksi taktir de dijital dönüşüm bir çığ edasıyla bizi yutar mazallah 🙂

Bir sonraki aşamada bizi neler bekliyor, fırsat trenini kaçırmamak için ne gibi hazırlıklar yapmalıyız?

Dijital dünyaya geçiş tamamlanmak üzere.. Bundan sonra insanlar dijitalleşecek.. Giyilebilir teknoloji bunun ilk adımı. Bu yıl içinde Avusturalya’da insanlara çip takmak için reklam kampanyaları yapıldı. Sanal para kapıda…

Yapay zekaya göz kırpıyoruz
Teknoloji artık daha hızlı bir şekilde gelişiyor ve gelişecek. Belki hızına biz bile yetişemeyeceğiz 🙂 Özellikle fazla verinin dijital dünyaya aktarılması ve birikmesiyle beraber yapay zeka çok önemli bir konuma gelecek. Özellikle Google bu yıl arama sonuçlarında yapay zeka algoritması Rankbrain’ı kullanmaya başladığını duyurdu.

SEO’ya yatırım yapmalıyız
Marka tarafına gelecek olursak, teknolojik gelişmelere ayak uydurmalıyız. Bundan kastım ise, arama motoru optimizasyonunu (SEO) yaptırmayan bir sürü şirket var. Ne kadar Google reklamlarına para ayırabilirler ki? Fakat SEO orta ve uzun vadede reklam giderlerini azaltırken, rakiplere karşı avantaj sağlamak için önemli bir enstruman. Ne yazık ki; çoğu marka bunu anlayamıyor veya kaynak ayırmak istemiyor.

Mobil dünyanın kapısı aranıyor
Diğer önemli bir konu ise, mobil dünya. Google Webmaster Trend Analisti Garry Illyes, mobil indekslemenin masa üstü indekslemesini geçtiğini Ekim ayı içerisinde katıldığım bir etkinlikte dile getirdi. Bu da mobil uyumlu bir internet sitesinin arama sonuçlarında daha yukarılarda yer alacağı anlamına geliyor. Mobil uyumlu bir sitesi olmayan markaların, acil aksiyon almaları gerekmekte.