Teknolojik gelişmeleri yakından takip edenlerin aklına gelen sorulardan ilki, teknoloji insanların işlerini ellerinden alacak mı?  

Teknolojinin hızla gelişmesi ile hayatımızdaki pek çok şeyin etkilendiği ve etkileneceği kesin. Bu konuların başında işimiz geliyor. Yapay zeka ve makine öğrenimi ile günümüzdeki pek çok iş kolu yok olacak. Kimileri bu gelişmelerden endişe ederken, kimileri de gelişmeleri heyecanla takip ediyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, ben de gelişmeleri heyecanla izleyenlerdenim. Gerçi endişe edenlerinde çok makul bir gerekçesi mevcut. Ya işimi kaybedersem!

Teknoloji İnsanların İşlerini Ellerinden Sorusunun cevabı bu tabloda gizli 🙂

Peki teknoloji insanların işlerini ellerinden alacak mı?

Teknoloji insanların işlerini ellerinden alacak mı?” sorunun cevabını hepimiz biliyoruz, hem evet hem hayır 🙂 Mevcut değişime direnen, kendini geliştiremeyen ve yeni dünya düzenine hazırlanamayanların korkmaları kadar daha doğal ne olabilir! Kabul etsekte etmesekte büyük değişim kapıda! Bu değişimden sadece işlerimiz değil, insan da etkilenecek. Etkilerini anlamak ve geleceği okuyabilmek adına “Transhümanizm” terimini incelemenizi tavsiye ediyorum. Bu konuya filmler üzerinden tekrardan değineceğim.

Peki geçmişte teknoloji insanların işlerini ellerinden aldı mı?

Sen de sabah alarm ile uyananlardan mısın? Çoğumuzu sabah ya telefonlar ya da çalar saatler uyandırmakta. 1900’lerın başında ise, insanları sabah para ile tuttukları kişiler uyandırmaktaymış 🙂 Nasıl yani diyorsun di mi? Para ile tuttukları kişi, evin penceresinin altına gelip, düdük çalarak kişileri uyandırıyormuş. Fakat şu anda düdükçü mesleğinden eser yok :)))

Peki biraz daha yakın bir tarihe gelecek olursak, 1982’den önce bankaya para yatırma veya çekme işlemlerini vezneden halederken, artık günümüzde tüm işlemleri neredeyse ATM’ler üzerinden yapabiliyoruz. Peki vezne görevlisine ne oldu? Daha kalifiyeli olarak farklı bir iş kolunda çalışmaya başladı. Ayrıca ATM’nin bakımını kimler yapmaya başladı? 🙂

Sence teknoloji insanların işlerini ellerinden alır mı?

Geçmişteki işler de evrim geçirerek, farklı iş kollarını doğurdu. Kısacası evet teknoloji pek çok iş kolunu yok edecek. Ama farklı iş kollarının da doğmasını sağlayacak. Bu durumdan korkmak yerine avantaja çevirmek için hedef belirlemek ve o hedefte ilerlemek en sağlıklısı olacaktır diye düşünüyorum.

Yazımın bundan sonraki bölümüne HBR’da yayınlanmış ve çok beğendiğim “The Future of Human Work Is Imagination, Creativity, and Strategy” yazısından alıntı yaparak devam etmek istiyorum.

Deustche Bank CEO’su, 97.000 çalışanının yarısının yerine robotların geçeceğini tahmin ettiğini açıklarken, başka bir anket çalışması ise hukuk sektöründeki işlerin %39’unun gelecek 10 yıl içerisinde otomatik hale getirileceğini ortaya çıkardı. Farklı araştırmalar, gelecekte muhasebecilerin %95’inin işlerini kaybetme olasılıkları olduğu sonucunu gösterdi. Ve üretim/imalat şirketlerinde yer alanlar için bu gelecek daha da yakın olabilir.

“Makine öğrenme algoritmalarının aynı zamanda “optik parça gruplama, otomatik kalite kontrolü, arıza tespiti ve artan üretkenlik ve verimlilik” konularından sorumlu olan insanların yerine geçeceği de tahmin ediliyor.

 Yapay Zekanın Riskleri ve Ödülleri

5 yıla kadar 5 ila 10 milyon arası işin yok olacağına dair raporlar bulmak oldukça kolay. Son zamanlarda uzay ve otomotiv devi Elon Musk, insanlar yerine makinaların kullanılması tehdidinin insanlığın “en büyük varoluş tehdidi” olduğunu ifade etti.

Yeni teknolojiler geldiğinde arkada kalan insanları düşünebileceğiniz dört yöntem şu şekilde;

Oz Büyücüsü Hatalı Model

Yine de Fetch Robotiğin CEO’su ve kurucusu Melonee Wise bu şekilde düşünme karşısında uyarılarda bulunuyor: “Dünyaya sağladığımız her bir robot için birinin bu robotun bakımını üstlenmesi gerekiyor.” Teknolojinin temel noktası, iş gücünü azaltmak değil verimliliği desteklemek olmalı.

İnsanlar Stratejik, Makinalar Taktiksel

McKinsey, otomasyonda hangi tür işlerin en çok adapte edilebileceği üzerinde çalışıyor. Bulgular, işin teknik kısmı arttıkça teknolojinin daha fazla iş başardığını gösteriyor.

McKinsey’nin son raporunda ifade ettiği şekilde: “Mevcut teknolojiyle otomatik hale getirilebilecek aktiviteler arasında en zoru insanları yönetme ve geliştirme süreçleri (yüzde 9 otomasyon potansiyeli) veya karar verme, planlama ve yaratıcı iş uzmanlıklarına uygulanan süreçler (yüzde 18).”

Yeni Teknolojileri Entegre Etme Duygularla İlgili

Bazı çalışanlar teknoloji ile yer değiştirdiğinde, şirkette kalanlar arasında korku kalıntıları olur. Doğal olarak “Bir sonraki ben miyim? Daha kaç gün burada çalışacağım?” soruları akıllarına gelir. Girişimci kapitalist Bruce Gibney durumu şu şekilde açıklıyor: “İşler “varoluşçuluk” sorunu olarak görünmese de aslında öyleler. İnsanlar iş yerinde kendilerini destekleyemezlerse ve işi anlamlı bulmazlarsa, ciddi değişimler isterler. Avrupa’nın birkaç kere gördüğü üzere her devrim iyi bir devrim değildir. İşler hem maddi konfor hem de psikolojik memnuniyet sunarlar. Bu özellikler kaybolduğunda ise insanlar normal olarak üzülürler.”

Akıllı bir kurumsal lider, teknoloji sonrası travmanın iki çizgide ilerlediğini fark edecektir: (1) yeni teknolojiler, iş akışına nasıl entegre edilir ve (2) yeni teknolojinin “düşman” olduğu hissiyle nasıl baş edilir? İkisiyle de baş etmeden, en otomatik hale gelmiş iş yerleri bile kısa süre içerisinde endişe hissiyle karşı karşıya kalabilir.

İş Gücünüzün Ne Yapabileceğini Yeniden Düşünün

Teknoloji bazı işlerin yerine geçecek ama işi yapan insanların yerine geçmesine gerek yok. Ekonomist James Bessen’in belirttiği üzere, “Sorun, insanların işlerini kaybetmesi ve yeni işlerde çalışmaları için onlara beceri ve bilgi kazandırmakta başarısız olmamız.”