2020 Mesleklerin Geleceği Raporu, 2025 yılına ışık tutuyor!

Dünya Ekonomik Formu, ‘2020 Mesleklerin Geleceği Raporu’ raporu çok geniş katılım ile hazırladı. Raporun ne kadar önemli olduğunu anlayabilmek adına, katkı sağlayanlardan bazılarının isimlerini belirtmek istiyorum;

‘‘Google, Linkedin, Amazon, Cisco, Bank of America, Dell, Deloitte, Deutsche Bank, Coursera, HP, IBM, J&J, McKinsey and Company, Microsoft, Nestle, Novartis, Salesforce, SAP, Unilever…’’

 

Katkı sağlayan markalar çok olduğundan sadece en bilinenleri paylaşmaya çalıştım. Türkiye’den sadece Doğan Şirketler Grubu rapora katkı sağlamış. Bu anlamda kendilerini de tebrik ediyorum.

Rapor uzun olduğundan henüz okumayı tamamlayamadım ama sizinle hızlı bir şekilde paylaşabilmek adına raporda öne çıkanların Türkçe çevirisini paylaşıyorum. Raporun tamamına buraya tıklayarak, ulaşabilirsiniz.

Yazıdaki Başlıklar:
Mesleklerde Sıfırlama
Raporda Öne Çıkanlar

Mesleklerde Sıfırlama

Dünya Ekonomik Formu, Ekim 2020’de ‘Mesleklerde Sıfırlama’ etkinliğini düzenledi. İş dünyasının ve mesleklerin geleceğine dair çok çarpıcı bilgileri paylaşıldığını bir etkinlikti. Bu etkinlikte öne çıkanları ‘İş Dünyasında Büyük Reset’ başlıklı yazımda bulabilirsiniz.

Bu etkinlikte aynı zamanda ‘2020 Mesleklerin Geleceği Raporu’ nda yer alan çok önemli rakamlar, görüşler ve yol haritaları da paylaşıldı.

Hedef 2030 ve bunun için de kritik yıl 2025. Dolayısıyla iş sahiplerinin ve biz çalışanların kendimizi 2025’e göre hazırlamamız gerekiyor. Bu raporda yer alanlar bu noktada önem kazanıyor. Raporda sektörel bazlı gelişmelere de atıflar mevcut. İlerleyen zamanda bunlarla da ilgili bir yazı kaleme almayı planlıyorum.

Özellikle Kovid ile beraber dijital dönüşüm hız kazandı. Ülkeler dijital para birimlerini konuşmaya başladı. Geçtiğimiz hafta Ukranya, dijital para birimi olarak XLM’yı seçtiğini duyurdu. Amerika’da Demokratlar Mart 2020’de dijital cüzdanlar konusunu kongreye taşımıştır. Ve daha pek çok gelişme…

Şimdi artık gelin, ‘2020 Mesleklerin Geleceği Raporu’nda öne çıkanlara bakalım. Bu arada tekrar yinelemek istiyorum. Aşağıdaki yazıyı kendi sitesinden çevirdim, dileyen İngilizcesine buradan erişebilir.

Mesleklerin Geleceği Raporu’nda Öne Çıkanlar

Kovid nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamaları ve bağlantılı 2020 Küresel İktisadi Gerilemesi iş dünyasında oldukça belirsiz bir görünüm yarattı ve mesleklerdeki değişimi hızlandırdı. Mesleklerin Geleceği Raporu, geleceğin meslek ve yetkinliklerini saptıyor ve değişimin temposunu izliyor.

2020’deki pandemi ve ekonomik nedenli aksaklıklardan dolayı, teknoloji daha fazla benimsendi. 2020 Mesleklerin Geleceği Raporu, meslek ve yetkinliklerde olması beklenen değişimi ve önümüzdeki 5 yıla ışık tutmayı hedefliyor.

Rapor, mesleklerin ve yetkinliklerinin şimdiki ve gelecekteki durumlarını net bir şekilde ortaya çıkarmaya çalışmakta. Bunun için İcra Kurulu Başkanları, Stratejilerden Sorumlu Üst Yöneticiler ve İnsan Kaynakları Bölüm Başkanları gibi iş dünyasının liderlerinden oluşan grubun görüşlerini, halktan ve özel kaynaklardan gelen bilgileri içermektedir.

Rapor aynı zamanda 15 adet sanayi sektörü, 26 adet gelişmiş ve gelişmekte olan ülke hakkında derinlemesine bilgi sağlamaktadır.

Raporda öne çıkan ana tespitler:

– Teknolojinin benimsenme hızı inanılmaz bir şekilde devam etmesi ve hatta daha da hızlanması bekleniyor. Bulut bilişim benimsenirken, önceki yıllarda kurulmuş ve takip edilen bir akım olarak büyük veri ve e- ticaret, iş dünyası liderleri için yüksek öncelikler olmayı sürdürüyor. Bununla birlikte şifrelemeye, insana benzemeyen robotlara ve yapay zekaya ilgide belirgin bir artış oldu.

– Kovid-19 durgunluğuyla birlikte otomasyon, çalışanlar için bir “çifte kesinti” senaryosu yaratıyor. Hali hazırda olan pandemi teşvikli sokağa çıkma kısıtlamaları, ekonomik küçülme, firmaların teknolojiyi benimsemesi görev içeriklerini, işleri ve yetkinlikleri 2025 yılına kadar dönüştürecek.

İncelenen firmaların %43’ü teknolojinin entegrasyonundan kaynaklı işgücünü azaltmaya, %41’i yüklenici firmalardan görev bazlı hizmet satın almaya, %34’ü ise teknoloji entegrasyonu sebebiyle işgücü artırımına daha sıcak baktıklarını belirttiler. 2025’e kadar işyerindeki güncel görevlere harcanan zaman insanlar ve makineler arasında eşitlenecek.

– Şirketlerin önemli bir kısmı da önümüzdeki beş yıl içinde teknolojinin ötesindeki faktörler nedeniyle lokasyonlarında, değer zincirlerinde ve işgücü boyutlarında değişiklikler yapacaklarını öngörüyorlar.

– Her ne kadar ‘yarının meslekleri’, zarar gören meslekleri yutacak olsa da, geçmiş yılların tersine yeni meslek yaratma hızı, meslek yok etme hızına oranla yavaş kalıyor.

İşverenler, 2025 yılına kadar, giderek artan gereksiz görevlerin %15,4’ten % 9’a düşeceğini (%6,4 azalma) ve yükselen mesleklerin toplam çalışan tabanının % 7,8’inden % 13,5’ine (% 5,7 büyüme) büyüyeceğini bekliyorlar.

Bu rakamlara dayanarak, 2025 yılına kadar 85 milyon işin, insanlar ve makineler arasındaki yer değiştirebileceğini, öte yandan 97 milyon yeni görevin insan, makine ve algoritma arasında bölüştürüldüğü öngörüyoruz.

– Önümüzdeki 5 yılda meslek değişimlerinden kaynaklı rağbet gören iş becerileri değişeceğinden, yetkinlik eksikliği yükselmeye devam edecek. İşverenlerin 2025’e kadar en çok arayacakları yetkinlik ise;

  • eleştirel düşünme ve analiz edebilme,
  • problem çözebilme ve aktif öğrenme,
  • dayanıklılık,
  • stres toleransı ve öz yönetim,
  • esneklik

Firmaların ortalama tahminlerine göre çalışanların %40’ı 6 ay ya da daha az zaman içerisinde yetkinlikleri tazelemeli ve iş dünyası liderlerinin %94’ü çalışanlardan yeni beceriler edinmelerini bekliyor ki bu oran 2018’de %65 idi.

– İşin geleceği dediğimiz süreç, online çalışan beyaz yakalıların oldukça büyük bir çoğunluğu için geldi bile. Çalışanların %84 ü hızlı bir şekilde, uzaktan çalışmak da dahil olmak üzere dijitalize çalışma sürecine sokuldu.

Üretkenlik ve refah konularındaki kaygılara hitaben, tüm çalışanların üçte biri dijital araçlar kanalıyla toplumsallık bilinci oluşturmak, bağlantı kurmak ve ait olmak gibi konularda vardiyalı çalışmadan uzaktan çalışmaya geçişin oluşturduğu refah mücadelesini alt etmeyi umuyor.

– Çevrimiçi beyaz yakalı işgücünün büyük çoğunluğu için işin geleceği çoktan geldi. Çalışanların %84’ü hızlı bir şekilde, uzaktan çalışmak da dahil olmak üzere dijital dönüşüm çalışma sürecine sokuldu.

Üretkenlik ve refahla ilgili endişeleri gidermek için, tüm işverenlerin yaklaşık üçte biri, dijital araçlar aracılığıyla çalışanlar arasında bir topluluk, bağlantı ve aidiyet duygusu yaratmak ve değişimin getirdiği refah zorluklarının üstesinden gelmek için adımlar atmayı bekliyor.

– Proaktif girişimlerin olmadığı durumlarda, teknoloji ve pandemi kaynaklı küçülme ikilisi eşitsizlikleri şiddetlendiriyor. Ekonomik kasılmanın ilk aşamasında daha düşük ücretle çalışan işçiler, kadınlar ve genç işçiler daha derinden etkilendiler.

Daha düşük eğitim düzeyindeki bireylere etkisi anlamında 2008 Küresel Mali Krizi ile karşılaştırıldığında Kovid kriz çok daha belirgin ve var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirir durumda.

– Çevrimiçi öğrenme ve eğitim yükselişte fakat görünen o ki çalışanlar ve işsiz olanlar için durum farklı. Bireylerin kendi inisiyatifi ile çevrimiçi eğitim fırsatları araması 4 kat arttı, işverenlerin çalışanlarına kaynak sağladığı çevrimiçi eğitim fırsatları 5 kat arttı, devlet programlarına eğitim kayıtları ise 9 kat arttı.

Çalışanlar kişisel gelişim kurslarına yoğunlaşırken bu alanda %88 oranında büyüme söz konusu. İşsiz olanlar daha çok bilgi analizi gibi dijital becerilere yoğunlaştılar.

– İş piyasasında yeni yeni zoraki hale gelen çalışanlara beceri yenileme ve beceri geliştirme konularında fırsat penceresi kısalmakta. Bu durum görevlerinde kalmaları olası olan çalışanlar kadar küçülme sebepli işini kaybetme riski olan ve işte yeniden eğitim beklentisi olmayan çalışanlar için de geçerli.

Görevlerinde kalmalarına karar verilmiş çalışanların önümüzdeki 5 yıl içinde değişecek temel becerilerinin oranı %40 ve tüm çalışanların %50 sinin beceri yenilemesi gerekecek.

– Ekonomik gerileme dönemine rağmen, işverenlerin büyük çoğunluğu beşeri sermaye yatırımının değerini biliyor. İncelenen işverenlerin ortalama %66’sı çalışanlarının yetkinliklerini yenileme ve iş becerilerini geliştirme konularında yaptıkları yatırımın, geri dönüşümünün 1 yıl içinde almayı bekliyor.

Bu süre mevcut ekonomik şok olasılıklarını göz önünde bulundurduğumuzda, birçok işveren için çok uzun olma riskiyle karşı karşıyadır. Yaklaşık % 17’si yatırımlarından herhangi bir getiri elde etme konusunda belirsizliğini korumaktadır. Ortalama olarak, işverenler, 2025 yılına kadar çalışanlarının % 70’inden biraz fazlasına yeni yetkinlikler kazandırmayı hedefliyor.

Ancak, çalışanlar yeni beceri kazanma konusunda gecikmektedir. Çalışanların sadece %42’si işveren destekli yetkinlik yenileme ve iş becerilerini geliştirme imkanlarını değerlendiriyor.

Firmalar beşeri ve sosyal sermayenin daha iyi ölçümünü yaparak ekolojik, sosyal ve yönetim ölçümünü benimsemeli ve yenilenmiş beşeri sermeye muhasebesi ölçülerine uygun şekilde yatırım yapmalı.

Önemli sayıda iş lideri, özellikle kamu ve özel sanayi iş birliklerinde çalışanların iş becerilerinin yenilenmesinin hem uygun maliyetli olduğunu hem de orta ve uzun vadede önemli kâr paylarının olduğunu anlıyor. Firmalar, işten çıkarılmalardan ve otomasyon temelli işçi tasarruflarından öz işgücü stratejisi olarak istifade etmenin aksine, teknolojik otomasyon ve artış yüzünden yerinden edilmiş çalışanların neredeyse %50’sini işe yeniden yerleştirmeyi umuyor.

– Kamu sektörü riskte olan ya da işten çıkarılmış çalışanların yetkinliklerinin yenileme ve geliştirme konularında daha güçlü destek sağlamalı. Hali hazırda işletmelerin sadece %21’i çalışanlarına yetkinlik yenileme ve geliştirme konularında kamusal fon sağlayabildiğini raporladı. Kamu sektörü piyasalarda ve yarının işlerinde yatırım yapılması için teşvik kampanyaları düzenlemeli, iş geçişlerinin orta yerinde işten çıkarılmış çalışanlar için daha güçlü güvenlik ağları sağlamalı, eğitim ve staj sistemleri üzerine kararlı bir şekilde gecikmeden iyileştirmeleri ele almalı.

Ek olarak, gelişmiş ekonomilerde hükümetlerin maaşlar ve işlerin korunması için güçlü Kovid kriz desteği, uzun vadeli iş gücü piyasasındaki sonuçlarını da dikkate önemli olacaktır.