Aktivist CEO’ların Gücü Her Geçen Gün Artıyor

“Aktivist CEO” kelimesiyle yeni tanışmama rağmen içeriği ile daha önce karşılaşmıştım. Hatta hepimiz tanışıyoruz aslında. En bilinenlerinden biri Bill Gates diye düşünüyorum. Türkiye’de ise bence Ali Koç. Belki bu iki isim size bir şeyler çağrıştırmıştır. Konuyu ve içeriği iki örnek ile açınca aaa tamam diyeceksiniz.

Hatırlarsanız geçen yaz, Facebook laboratuvar ortamın yapay zeka testlerini yaparken, iki programın insanların anlayamayacağı dil geliştirdiğini duyurmuştu. Tesla’nın sahibi Elon Musk’da bunun üzerine yapay zekaya dair endişelerini dile getirmişti. Hatta Mark ile atışmışlardı. Belli bir kamuoyu baskısı oluşunca Facebook çalışmayı durdurduğunu açıkladı. Bu baskının oluşmasında Elon Musk önemli bir yer tuttuğunu bir yere not alalım 🙂

Diğer bir örnek ise, Amerika’da asgari ücretlerin tartışıldığı bir ortamda, MCDonald’s markası diğer markalardan sıyrılarak, asgari ücretlerin artırılmasını savunmuştu. Umarım bu iki örnekle hem hafızaları tazelemiş hem de CEO aktivizmini örnekler üzerinden anlatabilmişimdir. Kısacası CEO’ların şirket konuları dışında siyasi ve toplumu ilgilendiren konularda daha fazla öne çıkması diyebiliriz 🙂

Bu konu giderek önem kazanıyor ve ivmelenerek daha farklı bir yere evriliyor. Şu aşamada bile insanlar üzerinde çok ciddi etkileri olmaya başladı. Bunu araştırma sonuçları destekliyor. İşte bunlardan bir tanesi Weber Shandwick’e ait.

Aktivist CEO’ların Gücünü Gösteren Bir Araştırma

Amerika’da yapılan araştırma ile insanların popüler CEO’lara karşı tutumları ölçümlenmiş. Sonuçlar çok enteresan. Şöyle ki;

1. Milenyum kuşağının (18-36 yaş arası) %47’si, CEO’ların toplum için önemli konular hakkında konuşma sorumluluğu olduğuna inanıyor.
2. X kuşağının (37-52 yaş arası) ve Sessiz kuşağının (53-71 yaş arası) sadece %28’i bu görüşe katılıyor.
3. Milenyum kuşağı bunu artan bir sorumluluk olarak görüyor ve yarısından fazlası (%56), CEO’ların popüler konularda eskisine göre daha fazla sorumluluğu olduğunu düşünüyor.

Bu çalışmayı “CEO Aktivizminin Şafağı” isimli diğer bir rapor izliyor. 2016 yılında yayınlanan bu rapor, CEO’ların tartışmalı konularda konuştukları zaman şirketlerini risklerin ve ödüllerin beklediğini gösteriyor.

2017 yılında yayınlanan rapora göre Milenyum kuşağının %51’i, toplumsal sorunlarla ilgilenen CEO’ların şirketlerinden ürün alacağını ortaya koyuyor. Bu rakamlar 2016 yılında sadece %11 seviyesindeydi. X kuşağının %33’ü ile Sessiz kuşağının %30’u satın alma kararlarını daha az olumlu yönde etkilediğini belirtmiş.

Milenyum kuşağı, CEO aktivizminin olduğu firmalara daha fazla sadakat gösteriyor. Araştırmaya göre Milenyum kuşağı çalışanlarının %44’ü, eğer CEO herkesin konuştuğu popüler konularda taraf seçerse, kurumlarına daha sadık kalacaklarını belirtmekte. X kuşağı ve Sessiz kuşağı için bu rakamlar %16 seviyesinde.

Bazı CEO’lar sorunlar hakkında konuşmak istemezken sessizlikleri belirli düzeyde risk içeriyor. Amerikalıların %47’si konuşmayan CEO’ların medya, müşteri, çalışan veya hükümet tarafından eleştirileceğini düşünürken %21’i sessiz bir CEO’nın satışları düşüreceğine inanıyor.

Bu konuda güzel bir diğer kaynak ise HBR’ın “Yeni Aktivist CEO’lar” yazısı.

Kaynak: https://www.webershandwick.com/news/article/ceo-activism-in-2017-high-noon-in-the-c-suite