31 Mart ve 23 Haziran İstanbul seçimlerinde adayların verdikleri mesajlar neler?

İstanbul seçimleri kapsamında iletişim çalışmaları çok ciddi şekilde sosyal medya üzerinden yapıldı. Zaten bunun sonuçlarını da “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Seçimlerinde Sosyal Medyanın Kullanımı” yazımda kaleme almıştım. Okumadıysanız, şöyle bir göz atmanızı tavsiye ederim. Bu yazımda da dönemin adaylarının kullandıkları Facebook üzerinden paylaştıkları içeriklere mikro cerrayi uygulayacağım. Bu sayede iki adayın İstanbullulara hangi kelimeleri kullanarak mesaj vermeye çalıştıklarını ve iki seçim arasında mesaj bazında farkın olup olmadığını görmeye çalışacağım.

Pazarlama ve iletişim dünyasında mesaj tekrarı

Araştırmacılara göre tekrar edilen mesajlar çok daha efektif. Bu aslında bilinen bir gerçek. Pazarlama uzmanları bu konuda kesin bir sayı veremese de kimi tekrar etme frekansının 3 veya 7 olduğunu söylerken, kimi araştırmacılar da 6 ile 20 arasında olduğunu dile getiriyorlar.

Thomas Smith ise “Başarılı Reklamcılık” adlı kitabında, mesajın sıklık derecesine göre ne kadar etkili olacağını şu şekilde ortaya koymakta:

İlk kez insanlar reklama baktıklarında, onu görmezler.

  1. kez baktıklarında onu fark etmezler
  2. kez baktıklarında orada reklam olduğunu görürler.
  3. kez gördüklerinde daha önce fark ettiklerinden dolayı bir his uyanır.
  4. kez gördüklerinde reklamı okurlar.
  5. kez gördüklerinde yine mi bu reklam derler.
  6. kez gördüklerinde biraz sinirlenirler.
  7. kez gördüklerinde “İşte yine mi bu reklam” derler.
  8. kez gördüklerinde bir şeyleri kaçırıp kaçırmadıklarını merak ederler.
  9. kez gördüklerinde arkadaşlarına veya komşularına denemişler mi diye sorarlar.
  10. kez gördüklerinde şirketin tüm bu reklamlar için ne kadar para ödediğini merak ederler.
  11. kez gördüklerinde bunun iyi bir ürün olduğunu düşünmeye başlarlar.
  12. kez gördüklerinde ürünün değeri olduğunu hissetmeye başlarlar.
  13. kez gördüklerinde uzun zamandır böyle bir ürün istediklerini hissetmeye başlarlar.
  14. kez gördüklerinde onu almadıkları için onu hayal etmeye başlarlar.
  15. kez gördüklerinde gelecekte bir zaman satın alacaklarını kabul ederler.
  16. kez gördüklerinde ürünü satın almayı hedeflerler.
  17. kez gördüklerinde yoksulluklarını lanetlerler, çünkü bu müthiş ürünü satın alamazlar.
  18. kez gördüklerinde para biriktirirler.
  19. kez gördüklerinde indirimi bekler, sunulan ürünü satın alırlar.

Dolayısıyla iletişim kurmaya çalışılan hedef kitleye daha az mesaj iletilmeli. Tekrarlamanın hem farkındalığı hem de güveni arttırdığını düşünürsek, daha az mesajı daha sık tekrarlayarak, başarıya ulaşma şansımız çok yüksek diyebiliriz.

Siyasette mesaj tekrarı

Profesyonel konuşmacı Bill Wilson, her önemli noktayı üç ila altı farklı şekilde ifade etmemiz gerektiğini söylüyor. Bir çalışmaya, yalnızca bir kez puan verirseniz, “izleyicilerin sadece yüzde 10’unun bunu hatırlayacağını söylüyor. Bir noktayı altı kez tekrarlarsanız, hatırlanma yüzde 90’a çıkar. Tekrarlama olmadan, izleyicilerinizin yüzde 40’ı, kararınızı verdikten sonraki 20 dakika içinde söylediğiniz her şeyi unutur. 24 saat içinde, izleyicilerin yüzde 70’i neredeyse yüzde 100’ü unutur” diyor.

Amerikan sivil haklar lideri Dr. Martin Luther King’ in “Bir hayalim var” başlıklı üç dakikalık konuşmasında, “rüya” kelimesini dokuz ve “bir hayalim var” cümlesini de yedi kez kullandığına dikkat edin.

Tarihteki yolculuğumuzda ABD’den sonra sıra İngiltere’ye geldi. Eski İngiliz Başbakanı Winston Churchill, tarihin en güçlü ve etkili konuşmacılarından biriydi. Kendisini düzenli olarak tekrarlayarak, ustalıkla kullandığı konuşma sanatıyla hedef kitlesini büyüledi. İşte II. Dünya Savaşı sırasında yaptığı konuşmalardan alıntılar.

This is not the end. (10 Kasım 1942)

“This is not the end. It is not even the beginning of the end. But it is, perhaps, the end of the beginning.”

Never Give In. (29 Ekim 1941)

“Never give in—never, never, never, never, in nothing great or small, large or petty, never give in except to convictions of honor and good sense. Never yield to force; never yield to the apparently overwhelming might of the enemy.’’

Sosyal medyanın mesaj tekrarındaki önemi

Sosyal medyanın, siyasal iletişime yeni bir soluk getirerek, tüm siyasilerin iletişim çalışmalarını kökten etkilediği bir gerçek. Bu sayede gerçek anlamda bir iletişim aracına dönüşmesi de ayrıca mutluluk verici.

Fernandes ve ekibi ise Facebook sayesinde öğrencilerin diyalog geliştirdiklerini ve siyasal konulara daha fazla ilgi göstermelerini sağladığını tespit etmişler. Öbür taraftan Skoric ve Kwan ise Singapurlu gençlerin siyasal katılımını inceleyerek, Facebook’ta siyaset ile ilişkili bir gruba üye olanların, siyaset ile ilgili blogları okuma olasılıklarının yüksek olduğunu iddia ettiler. (3) Kaldı ki, bu çok yerinde bir tespit.

31 Mart seçimlerinde 1.5 milyon genç seçmen ilk defa oy kullandı. Bu genç seçmene ulaşmanın en kolay ve mesajları tekrar tekrar iletmenin yolu sosyal medya.

31 Mart ve 23 Haziran seçimlerindeki mesajlar

Siyasal iletişimde tekrara ve sosyal medyanın önemine değindikten sonra sıra geldi 31 Mart’da ve 23 Haziran’da dönemin adaylarının Facebook hesaplarından paylaştıkları mesajların incelenmesine. Neden Facebook diyebilirsiniz. Çünkü her iki seçmenin de bulunduğu bir kanal. Dolayısıyla burada paylaşılan içerikler ve verilen mesajlar çok önemli diye düşünüyorum. Bu noktada 1-31 Mart ile 1-23 Haziran arasında Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım’ın paylaştıkları mesajları kelime bazlı ve hashtag bazlı kaç kere kullanıldığını çıkardım.

Bunu neden yaptığımı merak edebilirsiniz. 2 nedeni var. Birincisi söylemde tekrarın ne kadar önemli olduğunu yukarıda örnekleriyle göstermeye çalıştım. İkincisi ve en önemlisi her kelimenin kendine ait sihirli bir gücü olduğu gerçeği. Öyle ki, ünlü Yunan filozof ve giz bilimci Pisagor evren sayılardan oluşmuştur diye söylemiştir. Nikola Tesla ise 9’un önemine vurgu yapar ve 9’un sırrını çözenin evrenin sırrını çözeceğini dile getirir. Zaten her rakamın bir harf karşılığı olduğunu numeroloji ile uğraşanlar bilir. Daha fazla detaya girmemekle beraber biraz daha zihin açmak için son olarak şunu da dile getireyim; kişisel gelişim kitaplarına baktığımızda da söylendiği gibi kelimelere çok dikkat etmemiz gerektiği, çünkü gerçeğe dönüşebileceğini söyler.

Evet konumuza geri dönecek olursak, Ekrem İmamoğlu’nun Facebook hesabından Mart ayı içerisinde toplamda 358 ve Haziran ayında 180 içerik paylaşılmış. Bina Yıldırım’da ise Mart ayında 341 içerik paylaşılırken, Haziran seçimlerinde 237 içerik paylaşılmış. Çıkan tabloyu sonuçlamayacağım. Hedef kitleyi göz önünde bulundurarak kullanılan kelimelere ve kullanılma sıklığına bakarak yorum yapmak yerinde olacaktır.

Mart Seçimlerinde kullanılan kelimeler ve bağlaçlar

 

Haziran Seçimlerinde kullanılan kelimeler ve bağlaçlar

Kaynakça:

  1. Andersen, K. N., Medaglia, R. (2009). The Use of Facebook in National Election Campaigns: Politics as Usual? Lecture Notes in Computer Science, ePart, Volume: 5694, Springer, 101-111
  2. Fernandes, J., Giurcanu, M., Bowers K. W., Neely, J. C. (2010).The Writing on the Wall: A Content Analysis of College Students’ Facebook Groups for the 2008 Presidential Election, Mass Communication and Society, 653-675.
  1. Skoric, M. M., Kwan, G. (2011). Do Facebook and Video Games Promote Political Participation Among Youth? eJournal of eDemocrasy and Open Government, 3, 1, 70-79.