Nanopazarlama, Nöropazarlama’nın geleceğini belirleyecek…

Dünyanın değişmesi ve teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza yeni yeni terimler giriyor. İyi mi kötü mü bilemiyorum. Bunları anlamak ve sindirmek için maalesef aradan uzunca bir zamanın da geçmesi gerekiyor. Bakınız Sosyal Medya 🙂 Hala markaların bir çoğu tam olarak Sosyal Medya’nın ruhunu anlayabilmiş değil. Geçen gün çok büyük bir markanın pazarlama direktörü ile sohbet ediyorduk. Kendisi Facebook’taki takipçi sayılarının ne kadar çok olduğunu göğsünü kabartarak anlattı. Halbuki takipçilerinin yaklaşık %3’ü paylaştıkları içerikleri görebiliyordu ama bunu ona söyleyemedim 🙂 Neyse biz konumuza geri dönelim.

Nöropazarlama’da bu yeni terimlerden biri sayılır. Gerçi biz farkında olmadan uzun zamandır, göz kararı veya deneyimler vasıtasıyla Nöropazarlamanın çıktılarını uyguluyoruz. Malum 1980’ler de EEG vardı da biz mi kullanmadık 🙂

Dört bir tarafımızı kuşatan dijital ekranlar ile beynimiz sürekli bilgilere maruz kalmakta ve bunları süzmeye çalışmakta. Eğer bir marka iseniz, bu bilgiler arasında sıyrılıp yerinizi almak çok ama çok zor! Kolay olsa zaten biz uğraşmazdık o da ayrı…

ABD’de yeni çıkan her 10 üründen 8’i 3 ay geçmeden başarısız oluyor. IXP Pazarlama Grubu’na göre de dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka insanlara merhaba diyor. Bunların ancak %90’ı bir yıla kalmadan beyaz bayrağı açıyor.

Nanopazarlama: Nöropazarlamanın Geleceği

Duyular her şeydir deyip, bir de buna insan dikkatinin 7 saniye olduğunu da eklediniz mi, evlere şenlik bir durum ortaya çıkıyor. Uzun zamandır Nöropazarlama dünyasındaki gelişmeleri takip etmiyordum. Kafayı pencereden dışarı çıkarınca çığ gibi güzel yazıların biriktiğini gördüm ve bunlardan birini paylaşarak hem kendime not düşmek hem de sizlerle paylaşmak istedim. Yazının bazı kısımlarını çıkardım. Bilginize

Nöropazarlama’nın geleceği olan Nanopazarlama karşınızda!

Araştırmacılar, ürün aldığımızda, reklam izlediğimizde ve diğer yöntemler vasıtasıyla markalarla etkileşime geçtiğimizde beynimizde ne olduğunu anlamak istiyorlar.

Nöropazarlama araştırmacıları genellikle karmaşık ve detaylı araçlarla gerçekleştirilirken, işlevsel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI) gibi en gelişmiş yöntemlerden faydalanıyorlar. Sinir biliminin ise gelişmiş geleneksel pazarlama araştırmasında kullanımı, duyguların ve bilinçaltının tüketicilerin algılarını ve karar verme süreçlerini önemli ölçüde etkileyebileceğine dair göstergeler de sundu.

Yine de bu teknikliklerle çalışırken bazı kısıtlamalar karşımıza çıkıyor. Mileti, Guido & Prete (2016) bu sınırlamaları açıklıyor ve potansiyel yeni bir araştırma alanı olarak Nano pazarlama terimini sunarak yeni nanoteknolojinin Nöropazarlamayı nasıl geliştirebileceğini tartışıyor.

Geleneksel Nöropazarlamanın Sınırları

Mevcut Nöropazarlama teknolojilerinde karşılaşılan ana sorunlar şu şekildedir:

• Günümüzde kullanılan detaylı teknolojiler oldukça pahalı. Bu nedenle deneyler pahalı ve kısa süreli. Bu durum ise küçük örneklemlere neden oluyor. Bu şekilde ise yapılan çalışmalarda güvenilir çıkarımlar elde etmek güçleşiyor.
• Deneylerin laboratuvarlarda gerçekleştirilmesi gerekiyor. Gerçek yaşamdaki durumların taklit edilmesi zor. Laboratuvar ortamında harici bozucular doğal olarak sunulmuyor ve bazı durumlarda deneklerin vücut hareketleri kısıtlanıyor. Bu durum ise sonuçlar gerçek dünyaya uygulanmak istendiğinde deneyin sonuçlarının geçerliliğini etkiliyor.
• Bir kere de sadece bir nörolojik görüntüleme teknolojisi (fMRI gibi) kullanılabiliyor. Bu durumda ise farklı fizyolojik süreçler ve davranışlar arasındaki ilişki tam olarak anlaşılmıyor.
• Aynı durum sonuçları ayrı olarak ele alınan EEG gibi nörolojik görüntüleme cihazı olmayan cihazlar için geçerli. Dahası bu cihazlar, beyni keşfetme olasılıkları açısından kısıtlı.
• Nöro-etik, Nöropazarlama alanı birçok eleştiri alıyor. Tüketicilerden bazıları beyinlerinde “satın al butonu” olmasından endişeli ve şirketlerin bunu kötüye kullanabileceğini düşünüyor. Dahası, savunmasız nüfus gruplarının korunması oldukça nadir. Çalışma amaçlarının anlaşılması ve farkındalığın yaratılması, deneylerden oluşturulan pazarlama stratejilerinin şeffaflığı ve bu alanda gerçekleşen yenilikleri destekleyen yasalar dikkat edilecek olan alanlar.

Nanopazarlama Teknolojilerinin Tanıtılması

Birçok yeni Nanoteknoloji var ve bunlar küçük cihazlarda yer alan karmaşık araçlar. Bu yazı, bu teknolojide yaşanan gelişmeleri tahmin ediyor ve Nöropazarlama araçlarını küçük, kesintisiz ve kablosuz cihazlara entegre ederek, yeni bir alan olan Nöropazarlama’nın önünün açılmasındaki olasılıkları ele alıyor.

Oldukça küçük Nöropazarlama teknoloji örnekleri EEG kulaklıkları ve “Galvanik Deri Tepki” cihazları ikinci kategoride yer alan cihazları bileğinize takıyorsunuz ve bunlar duygusal coşkunluğunuzu ve stresi ölçüyor. Dahası askeri ve spor bilimleri alanları, fizyolojik parametrelerin tamamını ölçen giyilebilir ve taşınabilir cihazlar üzerinde çalışıyor. Diğer şirketler ve üniversiteler, hastanede yatma süresini azaltmak için hastaları uzaktan izleyebilecekleri ve hastalara yardım edebilecekleri teknolojiler üzerinde çalışıyorlar. Yazarların önerdiği diğer gelişmeler aşağıdaki fırsatları sunacak:

Gerçek zamanlı olarak duygusal durumu ölçmek için Nanopazarlama teknolojilerini kullanmak. Deney yapmak daha ucuz hale gelirken daha fazla veri toplanabilecek. Bulguların güvenilirliği ve geçerliliği artacak.
Nanopazarlama cihazları engelleyici olmayan ve taşınabilir hale gelecek. Gerçek zamanlı olarak kullanılırken denekler için daha rahat hale gelecekler.
Nanopazarlama cihazları çok işlevli olabilir. Aynı anda farklı sinyaller ölçülebilir. Bu şekilde bulguların güvenilirliği ve geçerliliğini arttırılabilir.
• Laboratuvar deneyleri, minyatür cihaz testleri sayesinde günlük yaşamla birleştirilebilir. Aynı anda birden fazla nörolojik, biyolojik ve fizyolojik sinyal ölçülebilir. Duygu durumları ve tüketici davranışlarıyla ilişkileri hakkında daha derin anlayışlar kazanılabilir.
Nanopazarlama teknolojinin getirdiği tüm fırsatlar sayesinde başka bir fırsat ortaya çıkmasını sağlıyor, bu da: Nöropazarlama etik çerçevesinin oluşturulması. Bu şekilde tüketici gizliliği ve otonomluğu savunulabilir ve savunmasız nüfus grupları daha iyi korunabilir. Aynı zamanda insanların beyinlerinin ve duygularının anlaşılması, kompülsif davranışların ve satın alma alışkanlıklarının anlaşılmasına yardımcı olabilir ve tüketicileri zarar verici davranışlara karşı koruyabilir.

Nanopazarlama ile Nöropazarlama’nın Geleceğine Doğru

Geçtiğimiz günlerde insanlardan daha iyi performans sergileyen ve video görüntüsünden yalanı %85 doğrulukla tahmin eden “transdermal optik görüntüleme” teknolojisinin açıklandığı bir TED konuşması izledim. Video görüntülerinden kalp atışı, stres ve mod bile belirlenebiliyor. Bu örnek henüz erken geliştirme sürecinde olsa da gelecek olasılıkları umut vaat ediyor.

Genel olarak Nöropazarlama çalışmaları tüketici davranışlarının anlaşılmasında devrim yaratabilir. Tavır, satın alma niyeti, reklam cevapları ve tatmin gibi temel pazarlama prensipleri de incelenebilir.

Teknolojilerin minyatür hale getirilmesi, mevcut Nöropazarlama araştırma sınırlarını ortadan kaldırabilir ya da en azından azaltabilir. Pazarlama yöneticileri için Nanopazarlama, reklam etkinliği test etme, ürün çekiciliğini değerlendirme ve optimize edilmiş medya seçimi gibi yetenekleri ciddi anlamda iyileştirebilir. Şirketler yaşam tarzını geliştirecek daha uygun ürünler ve hizmetler sunacağı ve daha ilgili reklam programları oluşturacağı için Nanoteknolojilerin kullanılması aynı zamanda tüketicilere de yarar sağlayabilir.

Kaynak: Nanomarketing The Future of Neuromarketing