Sosyal medya emeklerinizin geri dönüşümünü etkin şekilde ölçümleyerek, fark yaratabilirsiniz.

Yazımın hedef kitlesi Turizm sektörü olsa da işin özü aynı olduğundan, bu yazı turizmcilere hitap ediyor diyerek, hemen çıkmayın 🙂

Turizmde dijital dönüşüm kaşınılmaz diyoruz. Sektöre yön verenler ki bunların başında Türsab geliyor, “Turizm Sektörü Dijitalleşme Yol Haritası” kitapçığını yayınlıyor. Markalar bu alanda imkanlar dahilinde aksiyonlar alıyor. Fakat bu kadar yoğunluk ve kavram arasında en önemli olan kriter olan geri dönüşümü atlıyor olabilir miyiz?

Bodrum’daki Lüks Otellerin Sosyal Medya ile Savaşı” yazımda bazı 5 otelin otelin sosyal medyayı etkileşim rakamlarını paylaşmıştım. Bu rakamları aynı zamanda yurtdışı ile de kıyaslamıştım. Markaların sosyal medyalarından edindiğim izlenim iletişim kurmak yerine direk satış yapmak istiyorlar. Fakat bu noktada insan psikolojisini iyi anlamalıyız. Çünkü tatilciler onlarca otelin içinden neden sizi seçsinler? Bunu cevabını “İstanbul Seçimleri Kapmasında İletişim Çalışmaları” yazımın bir bölümünde belirtmiştim.

Turizmciler neden sosyal medyaya yatırım yapmalı? 

Turizm sektörü sosyal medyaya yatırım yapmalı ama 🙂

Özellikle otel işletmecilerinin bu sorunun cevabına çok ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Dünyanın ilk tur operatörü olan Thomas Cook’un neden battığını gerçekten iyi anlamalıyız. Vakti olmayanlar için özetlemem gerekirse; dijital dönüşümün sektörü nasıl dönüştürdüğünü anladı, yönetebilirim sandı. Aksiyonlar aldı. Sonuç olarak dijital dönüşümü hem anlayamadı hem yönetemedi ve sonu hüsran oldu.

Gelelim neden sosyal medyaya yatırım yapılmasını gerektiğine. Google’ın 2014 yılında 3500 kişiye “Aşağıdaki kaynaklardan hangisi kişisel veya lüks seyahat etmenize ilham vererek, düşündürür?” çoktan seçmeli sorusuna ağırlıklı olarak, online kaynaklar ve aile/arkadaşlar cevapları verilmiş.

Turizmde karar verme araştırmasında sosyal medyaya direk yer verilmemiş.

 

Sonuçları iyi analiz etmekte fayda var. Kullanıcılar, aile üyelerini ve arkadaşlarını aynı zamanda sosyal medyada takip edebilirler. Zaten kişiler ilhamı genelde arkadaşlarından, aile üyelerinden veya takip ettikleri kişilerden alıyorlar.

Bunun yanı sıra sosyal medya çok önemli diğer bir işlevi turizmcilere sağlıyor. O da ilişki kurma ve ilişkiyi sürdürme. İşin güzel tarafı bunu küresel çapta yapabilmenize imkan veriyor. Dolayısıyla sosyal medyanın kilit konumunu, tatil yapmaya karar verme sürecinde iyi anlamak gerekir diye düşünüyorum.

Seyahat Karar Verme Sürecinde Sosyal Medya

 

Bu iki bağlamda olaya yaklaştığımız zaman olaya direk satış olarak bakmamalıyız. Sosyal medyanın etkili kullanılması, potansiyel müşterilerle ilişki kurmaya ve markanın güven, itibar ve yetkinliğini oluşturmaya yardımcı olur.

İlham verici reklamlara odaklanın!

Her ne kadar sosyal medya kanallarının markaları, reklam vermeye teşvik eden bir yapıya dönüşseler de, sosyal medyayı reklam verme alanı olarak görüp, doğrudan satış yapamaya çalışmaktan kaçınmalıyız.

İnsanlar, sosyal medyada özgün içerikleri keşfetmek ve arkadaşlarıyla konuşmak için vakitlerini geçiriyorlar. Dolayısıyla özgün ve etkileşim kurduracak şekilde reklam vermek son derece önemli.

Tatilci severler de -ki kim tatil sevmez :)- markanızla özgün ve gerçek etkileşim kurmak ister.  Çok fazla “satış” amacı taşımak, mevcut ve potansiyel müşterilerinizde hayal kırıklığına neden olabilir. Bundan dolayı geri dönüşümü ölçümlerken önceliğiniz kaç oda sattık olmamalı. Bunun yerine kaç doğru kişiye ulaştık olmalı.

Özgün içeriğe ağırlık verin

Hangi sosyal medya kanallarında yer alıyorsanız, oranın ruhunu ve hedef kitlenizi iyi anlamalısınız. Instagram’da iseniz, markanızın logosonu görsellere eklememelisiniz.

Sosyal medya hesabınız, hedef kitleniz için kullanışlı ve ilginç olan pozitif ve özgün içeriğe de katkıda bulunacaktır.

Örneğin eğer bir otelseniz, rota hakkında “yerel” ipuçları verebilir veya gelecek etkinlikler hakkında haberler paylaşabilirsiniz.  Genellikle etkinlikler, tatilcileri satın alma yoluna girmesini tetikler.

Öncelik amaç sonra ölçümlemek olmalı

Doğru şekilde ölçümleme yapabilmek adına, ilk yapılması gereken sosyal medya amacınızı belirlemek olmalı. Tam olarak neyi başarmak istiyorsunuz?

Ardından hedeflerinizi de belirledikten sonra, işletmeniz veya rotanız için doğru platform(ları) belirlemeniz gerekir.  Mevcut ve potansiyel müşterileriniz hangi sosyal medya platformlarında?  Bu platformlarda ne kadar zaman geçiriyorlar?

Eğer bir platformda etkin olamayacaksanız, her yerde olmanın anlamı yok. İşin püf noktası sürdürülebilir olmak. Eğer yeterli zamanınız yoksa, işletmeniz için işe yarayacak bir veya iki sosyal medya platformu seçin.

Sosyal medya kanallarına karar verdikten sonra akışlarınızı kısıtlayan algoritmaları da düşünmelisiniz. Instagram algoritmasının nasıl çalıştığını merak ediyorsanız, “2019 Yılında Instagram Algoritması Nasıl Çalışıyor” Örneğin Facebook için konuşursak, gönderilerinize bütçe ayırmak istiyor musunuz?

Ölçümleme için kriter belirlerken spesifik, ölçülebilir, kabul edilebilir, uygun ve zaman sınırlı yani S.M.A.R.T olmasına dikkat etmeliyiz. Yoğunluktan dolayı bunları atlayabiliyoruz ama deneyimlerime dayanarak, çok önemli olduğunu söyleyebilirim.

Geri dönüşümü ölçebileceğiniz başarı kriterleri ise;

  1. Toplam gösterim
  2. Toplam gösterim sıklığı
  3. Toplam erişim sayısı
  4. Toplam etkileşim sayısı (Beğeni+paylaşım+yorum)
  5. Gelen mesaj sayısı
  6. Ülke veya şehir
  7. Linke tıklama sayısı
  8. Markanız hakkında kullan hashtag
  9. Markanızın taglenmesi
  10. Sosyal medya kampanyasında kullanacağınız kod

Eğer makul sayıda tıklama alıyorsanız, bu durum takipçilerinizin içerikle etkileşime geçtiğini, içerikten hoşlandıklarını ve içeriğin kullanışlı ve ilgili olduğunu gösterir.  Eğer değilse, işe yarayanlara ve işe yaramayanlara bakarak içerik stratejinizi değiştirmeniz gerekir.

Görselin kaynağı: https://www.charismasuites.com/photos/all/