Zorunlu kovid aşı uygulaması her anlamda çok gürültü koparacak gibi gözüküyor. Bunun ilk işaretini genelgenin yayınlanacağının duyurulması ile, Twitter’da trend topik olmasıyla gördük. Sadece bir gün de değil…

Yazı, havacılık ve otelcilik sektörüne yönelik olmakla beraber diğer sektörlere de ışık olacaktır…

Benim merak ettiğim ise bu durumun markalara nasıl yansıyacağı ve markaların alacağı pozisyon. Çünkü insanlarda çok ciddi bir ayrışma söz konusu ve bu ayrışma markaların satışlarını alacakları aksiyonlara göre ciddi şekilde etkileyeceğini tahmin ediyorum.

Bir değişiklik olmaz ise, 6 Eylül’de genelge yayınlanacak ve ülkemizde kovid aşısı zorunlu hale gelecek. Peki dünyadaki durumun nedir? Ipsos’un Ocak 2021’de yapmış olduğu araştırmaya göre aşının zorunlu hale gelmesini isteyenler çoğunlukta.

Ülkere göre aşının zorun olmasını isteyenlerin oranı

Bu grafikte en çok dikkatimi çeken ise, Ruslara sadece bir grafikte yer vermeleri ki bunu da Rusların aşı karşıtı olmalarına bağlıyorum. Bununla beraber araştırmaya katılanların en büyük kaygısı ise aşının yan etkisi olduğu görülüyor.

Aşıya dair kaygıları ülkesel bazda gösteren grafik

31 Ağustos itibariyle Türkiye’de 1 doz ve üzerinde aşılananların oranı %77. İl kırılımında bir noktaya dikkat çekmek istiyorum ki, o da İstanbul’un oranı %76,3 olmasıdır. Yani ortalamanın altında. Genelgeye göre 2 doz aşının yapılmış olması kritik öneme sahip ama 2 doz aşı olanların sayısı sadece 37 Milyon. Yani 11 milyon kişi 2. doz aşısını olmamış.

Türkiye Ağustos 2021 aşılama haritası
Türkiye Ağustos 2021 aşılama haritası

Peki ya dünya genelinde durumun nedir? Bunun için de Google’in kendi yayınladığı verilerden faydalandım ve aşağıdaki oranlara ulaştım. Aşağıdaki grafikte ise, aşılanmayanların oranlarını bulabilirsiniz. Buna 18 yaş altı da dahildir.

Aşı olmayanların ülke bazlı dağılımı Ağustos 2021
Aşı olmayanların ülke bazlı dağılımı Ağustos 2021

Özellikle kapanmayla beraber pek çok sektörün kötü etkilendiğini düşündüğümüzde ve daha toparlanamadıklarını göz önüne aldığımızda, böylesine bir zorunluluk daha da kötü etkileyecektir diye düşünüyorum. Bir de buna zamları eklediğimiz de zaten müşteri bulmakta zorlanırken, daha da büyük çaba ve zorluk ile karşı karşıya kalacak markalar. Peki sadece bu mu?

En çok etkilenecek sektörlerin başında havayolları ve otelciler geliyor!

Belki bu sektörlerden daha fazla etkilenecek olanlar vardır ama birinci öncelik havayolu şirketleri olduğu için onları ve dolayısıyla otelleri ele almak istedim. Öncelikle havayolları markalarını incelemek istiyorum çünkü şehirler arası ulaşımı ancak aşı olanlar veya PCR testi ibraz edenler yapabilecek.

2019 yılında Türkiye’nin nüfusu 83.154.997. THY’nın Nisan’19’daki yurtiçi yolcu sayısı 2.503.586 iken, Nisan’21 bu rakam 1.084.725. Yani %56,7 oranında bir azalma mevcut. 2 doz aşısı bulunanların sayısı ise 37 milyon. 83 milyondan 2 milyonu THY ile uçuyorken, iki dozlu 37 milyondan kaçı acaba uçacak. Açıkcası rakamlara bakacak konuşacak olursam, tablo havayolu markaları için hiç iyi değil.

Bu konuyla ilgili takip edebildiğim kadarıyla ilk aksiyonu SunExpress ve Pegasus aldı. Tabii hemen tepkilerde gelmeye başladı. Hem SunExpress’e hem de Pegasus’a gelen tepkileri aşağıda görebilirsiniz.

Pegasus'un zorunlu aşı uygulaması ile ilgili tviti ve altına yazılan yorumlar
Pegasus’un zorunlu aşı uygulaması ile ilgili tviti ve altına yazılan yorumlar

 

SunExpress'in zorunlu aşı uygulaması ile ilgili tviti ve altına yazılan yorumlar
SunExpress’in zorunlu aşı uygulaması ile ilgili tviti ve altına yazılan yorumlar

Henüz yasaklar başlamadığı ve insanlar sorun yaşamadığı için tepkilerin cılız kaldığını düşünüyorum. 6 Eylül’den sonra durumu net bir şekilde göreceğiz. Tabii bununla beraber turistlere karşı pozitif ayrımcılığında söz konusu olduğunu düşündüğümüz de durum çok farklı bir noktaya gidebilir.

Bu noktada sosyal medya kriz yönetim tatbikatı yapmalarında fayda var 🙂

Havayolları için her bir müşterinin çok önemli olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, tatile gitmek isteyenler bu sebepten dolayı uçmayacaklardır veya yurtiçinde uçak yerine arabayı tercih edeceklerdir diye tahmin ediyorum.

Markalar kaybettikleri güveni ve kötü imajı kurtarmak adına, daha fazla reklam harcamasına başvuracaklardır…

Bununla beraber turizmin can damarını Rus turistler oluşturuyor. Rusya pazarına baktığımızda ise, durum bence pek iç açıcı değil ve neden turistlere bazı şeylerin zorunlu olmadığını da Ipsos’un yapmış olduğu anketten anlayabiliriz. Çünkü Rusların çoğu aşı karşıtı olduğunu aşağıdaki grafikten görebilirsiniz.

Eğer Ruslar’da aşı zorunluluğu getirir ve Ruslar buna rağmen aşı olmaz ise, önümüzdeki sene yine turizmde çanların çalma olasılığı fazla. Dolayısıyla otellerin Avrupa’ya ve iç piyasaya daha fazla yönelmeleri gerekecek diye düşünüyorum.

Sonuç olarak, marka sadakatinin azaldığı bir dönemde böylesine zorlamaların markalar için ciddi sorun oluşturacak. Öncelik aşı olmayan insanlar tepkilerini Sosyal Medya’da gösterecekler ve markalar ciddi Sosyal Medya Kriz yönetimi sınavı verecekler.

Aşı karşıtı olanlar markaları kullanmamaya çalışacaklarını tahmin ediyorum, ama belli de olmaz. Ama emin olduğum bir nokta varsa ki o da, bu markalara olan güvenin azalacak olması. Bu noktadan sonra aşı olmayanlar, kararlarını duygusal olarak alacaktır.

Bunun yanında atlanmaması gereken diğer bir konu ise 3. ve 4. doz aşıların da zorunlu hale gelebilecek olması ki, bu sorun bence bir çığa dönüşecek. Çünkü Türkiye’de şu anda 2. Doz aşı olanların sayısı 37 Milyondur. Üçüncü doz olanların sayısı ise sadece ama sadece 8 Milyondur.

6 Eylül genelgesinin yürürlükten kaldırılmaması durumunda, markalar bence 3. ve 4. doz aşının zorunlu olacağı durumu düşünmeye başlamalı…

Her sektör kendi açısından durumu değerlendirmeli, sosyal medya pazarlama stratejilerini gözden geçirmeli ve ona göre önlemlerini almalı…